
Bilimsel olarak yaklaşırsak aslında bunlara “Kuran’ın Hipotezleri” demek daha doğru olur.İlahi yoldan yaklaştığımızda ise Kuran’ın,Tanrı’nın sözü olduğunu kabul ediyoruz.
Kur'an-ı Kerim 'i bilimsel olarak incelemeye kalkarsak eğer,Tanrı’nın sözü olmadığını birilerinin ispatlaması gerekir.Eğer bu ispat yapılamıyorsa,Kuran’ın,Tanrı’nın sözü olduğunu kabul etmek durumundayız.
Tanrı Kuran’da,yaşadığımız Dünya,canlılar,evrenle ilgili bazı açıklamalar yapıyor bizlere.Bizim için esas olan,bu açıklamaların gerçeği ne kadar yansıttığıdır.Bizim için önemli olan gerçeğin kendisidir.Kaynağının,Tanrı,Kuran veya herhangi birinin olmasının “gerçeğin kendisi” esas alındığında pek fazla bir önemi yoktur.İşin önemi,eğer iddia veya açıklama gerçekse,kaynağın güvenilirliği noktasında ortaya çıkıyor.
(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir;birbirine kavuşuyorlar.(Fakat) aralarında bir engel vardır;birbirine geçip karışmıyorlar.O denizlerin her ikisinden de inci ve mercan çıkar.
Rahman Suresi,19-20-22. ayetler-Diyanet meali
Kuran’da anlatılan denizlerin birbirine karışmaması olayı,bugün bilimsel olarak kanıtlanmıştır.Oşinografi(okyanus bilimi) bu konuyu ayrıntılı bir biçimde incelemiş.
“Antarktika kıtası yakınında su kütlelerinin birbirine karışmama hadisesi Cebelitarık Boğazının Atlas Okyanusuna açıldığı kısmında ve Kızıldeniz’in Arap Denizine açıldığı kısımda da mevcuttur.”
İnkar edenler,göklerle yer bitişikken,bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi?Hâlâ inanmayacaklar mı?Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler yollar meydana getirdik.Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık.Onlar ise oradaki,(Allah'ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler.O,geceyi,gündüzü,güneşi ve ayı yaratandır.Her biri bir yörüngede yüzmektedirler.
Enbiya Suresi,30-31-32-33. ayetler-Diyanet meali
Bu ayetlerde çarpıcı ifadelere yer verilmiş.İddiaya göre atmosfer daha alçakmış ve yükseltilerek,yeryüzündeki canlıları koruyan bir tavan haline getirilmiş.Tüm canlıların sudan meydana geldiği günümüzde zaten biliniyor.Enteresan bir nokta,güneşin ve ayın birer yörünge üzerinde hareket ettiği.O dönemde böyle bir bilgiye kim sahip olabilirdi acaba?
Görmedin mi ki Allah geceyi gündüzün içine ve gündüzü de gecenin içine sokuyor.Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir.Her biri(kendi yörüngesinde) belli bir zamana kadar akar gider.Şüphesiz Allah işlediklerinizden hakkıyla haberdardır.
Lokman Suresi,29. ayet-Diyanet meali
Güneşi ve ayı koyduğu kanunlara boyun eğdirmekten,güneşin ve ayın yoktan var edilmediğini sonradan belli bir düzene sokulduğunu anlıyoruz.
Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir.Bu mutlak güç sahibi,hakkıyla bilen Allah'ın takdiri(düzenlemesi)dir.Ayın dolaşımı için de konak yerleri(evreler) belirledik.Nihayet o,eğrilmiş kuru hurma dalı gibi olur.Ne güneş aya yetişebilir,ne de gece gündüzü geçebilir.Her biri bir yörüngede yüzmektedir.
Yasin Suresi,38-39-40. ayetler-Diyanet meali
Güneşin de kendine ait bir yörüngesinin olduğunu keşfetmemiz-bu bilgilerin 1400 yıl önce verildiğini düşündüğümüzde-henüz çok yeni.Ayın dolaşımı için ise ayın farklı evreleri anlatılmak istenmekte.Bu farklı evrelerde ayın konumu da farklıdır.Bu bilgilerinde bilimsel gerçekliği günümüzde kanıtlanmıştır.
Güneş ve ay bir hesaba göre hareket etmektedir.
Rahman Suresi,5.ayet-Diyanet meali
Bu hareketin kendini tekrarlayan kararlı bir hareket olduğu artık herkes tarafından biliniyor.Saatler,günler,aylar,yıllar tekrarlanan hareketlerin bir ölçüsüdür.
O,güneşi bir ışık (kaynağı),ayı da (geceleyin) bir aydınlık (kaynağı) kılan,yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona menziller takdir edendir.Allah bunları(boş yere değil) ancak gerçek ile(hikmeti gereğince) yaratmıştır.O,âyetlerini,bilen bir topluma ayrı ayrı açıklamaktadır.
Yunus Suresi,5. ayet-Diyanet meali
Yukarıdaki açıklamayı teyit eden bir ayet.
Allah,gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten,sonra Arş'a kurulan,güneşi ve ayı buyruğu altına alandır.Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir.O,her işi (hakkıyla) düzenler,yürütür,âyetleri ayrı,ayrı açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız.
Rad Suresi,2.ayet-Diyanet meali
Allah bütün canlıları sudan yarattı.İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür,kimi iki ayak üzerinde yürür,kimisi dört ayak üzerinde yürür.Allah dilediğini yaratır.Çünkü Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Nur Suresi,45. ayet-Diyanet meali
Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve(gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş,sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir.Biz Kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.Sonunda hepsi Rablerinin huzuruna toplanıp getirilecekler.
Enam Suresi,38. ayet-Diyanet meali
Allah gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı.Yeryüzüne de,sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı.Gökten de yağmur indirip orada her türden güzel ve faydalı bitki bitirdik.
Lokman Suresi,10. ayet-Diyanet meali
O,dört gün içinde(dört evrede),yeryüzünde yükselen sabit dağlar yarattı,orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak rızıklar takdir etti.Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi;ona ve yeryüzüne, “İsteyerek veya istemeyerek gelin” dedi.İkisi de, “İsteyerek geldik” dediler.Böylece onları,iki günde(iki evrede) yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi.En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk.İşte bu,mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah'ın takdiridir.
Fussilet Suresi,10-11-12. ayetler-Diyanet meali
Kutsal Kitapta yazılan bu bilgilerin bir çoğu kesin gerçekler olmasına rağmen,ne yazık ki bilim çevreleri tarafından bu bilgiler görmezden geliniyor.
Bilimde ilerle kaydetmek istiyorsak,bilginin kaynağıyla değil,niteliği ile ilgilenmeliyiz.Eğer amacımız “gerçeği bulmak” ise.
Söyleyenin kim olduğu değil,söylenenin gerçek olup olmadığıdır önemli olan.Sonrasındaki inancınız sadece sizi bağlar.Değişmez gerçek ise tüm insanlığı.