Atatürk'ün Son Sözleri,İsmet İnönü ve Adnan Menderes

 

Tarih,9 Kasım 1938

Yer,Karabiga

20 yaşlarında genç bir köylü çocuğu kahvehaneye giderken,kahvehane önündeki çınar ağacının üzerinden gelen seslere kulak veriyor.Ağacın üzerinden nasıl ses geldiğine anlam veremiyor.Ancak konuşulanlar dikkatini çekiyor.Konuşan kişi Mustafa Kemal Atatürk.

 

Atatürk:Bana İsmet’i çağırın.

Diğer kişi:Paşam,çağırdık gelmiyor.

Atatürk:Gelmez,kincidir O.

Diğer kişi:Paşam,Kurmay Başkanı Fevzi Çakmak’ı çağıralım mı?

Atatürk:Olmaz,Onu çağırmayın.O dincidir.

Atatürk:İsmet gelmedi ama ben gidiyorum,benim yerime onu geçirin.Memleketi idare edecek O’dur.

 

Ve ağaçtan gelen ses kesilir.Genç köylü çocuğu 2-3 ay Karabiga’da çalıştıktan sonra babasından haber gelir.Askere çağırmışlardır onu.3 yıl askerlik yapar ve köyüne döner.Ardından evlenir,köye korucu olur.

 

Yıl 1946,İsmet İnönü dönemi

Elde avuçta bir şey yoktur.Köylü yiyecek ekmeğe muhtaç.Hele mevsim kurak gitti mi?Genç köylü artık evli bir adamdır ve köye dönmüştür.Bir gün dayısı sürdüğü tarlasına ortak mısır ekmeyi teklif eder.Teklifi kabul eder köylü adam.Ekerler mısırı.Bir miktar yağmur yağar.Mısır biraz boylanır.Yine günlerden bir gün,tarlada çalışırken iki atlı gelir.Tarlayı ölçer biçerler,mahsule bakarlar.Derler ki, “Buradan şu kadar mısır çıkar”.Köylü adam, “Yağmur yağmazsa buradan hiçbir şey çıkmaz” der.İki atlı çeker gider.Yağmur yağmaz.Mısırlar büyümez.Köylü adam işe yaracak gibi olan mısırları toplar.Ve sonunda tam bir teneke kurtlu mısırı olur.Ortak olduğu içinde aslında yarım teneke mısırı vardır.Ancak mısır kurtlu olduğu için yenmez.Tavuklarına vermesi için bir teneke mısırın hepsini dayısına verir.

 

Birkaç ay sonra Köylü adama bir mektup gelir.Mektupta “Karabiga’daki ofise bir çuval mısır götürmesi gerektiği yazılıdır.Eğer götürmezse ceza gelir ve bir dahaki yıl iki katını götürmek zorundadır.

 

Köylü adam ne yapacağını şaşırır.Elinde olmayan bir mahsulden vergi istemektedirler.Çaresiz elinde avucunda olan ne varsa,satıp Karabiga’ya giderek,tüccardan bir çuval mısır alıp,ofise verir.Köyüne döner.Aç açık,çaresiz günler.

 

O köylü genç adam bugün hala yaşıyor.90 yaşında kendisi.Bugün dahil en mutlu olduğu dönem,Menderes dönemiymiş.İsmet İnönü’ye ve onun bugünkü uzantılarına çok kızıyor.Kendi ağzından İnönü ve Menderes dönemlerini yorumsuz aktarıyorum.

 

“Atatürk yaşarken mahsul alabiliyorduk.Ancak menderes zamanı gibi değildi.Atatürk zamanında aldığımız mahsul karnımızı doyurmaya yetmiyordu.Mahsul verimsizdi.İlaç yoktu,fenni yem yoktu.Ama yinede iyiydi.Öldükten sonra bozuldu.İnönü geçti.Bir daha yok.Kapabilene,işini çevirebilene.İnönü memleketi mahvetti.Ekmek bulamadık yemek için.”

 

“En iyi Menderes zamanıydı.Yol yaptı,kum döktürdü.Çamurdan kurtardı milleti.Para yoktu,geçim dardı.Para yüzü gördük.ekmek bulduk,karnımızı doyurduk.Hem nasıl,parada bol,işte var Menderes zamanında.Millet uyandı.Motorları felan Menderes getirdi.Millet kalkınıverdi.Mahsulünü satıyordun.Ne yapsın?Öldürdüler,işte bunlar öldürdü.İnönü tayfası.O zamanlar Amerika başkanı vardı,Kennedy.Onu da kaybettiler.İkisini de öldürdüler.Menderes gittikten sonra memleket mahvoldu.Köylere memur yolladılar.Mahsulleri topladılar.Mahsulleri kapış kapış parasız Karabiga’ya veriyorduk.Ofise çalışıyorduk.Karabiga meydanı mahsul yığıldı.Bir kış bir rahmet geldi.Denize gitti bütün mahsul.”

 

“Ben başka bilmiyorum.Gençlik zaten bir şey bilmiyor.Bundan iyi günleri nerede bulacaksın?Siz boşuna konuşuyorsunuz.Dünya’nın cenneti şimdi.Neden?İş var,yiyecek var,mahsul var,para var,çalışana her şey var ama tartışma girdi ara yere.Bu tartışmada memleket sallanıyor.Hayır gelmez gayrı.Her şeyi bunlar yapıyor.İnönü’nün tayfası.Hayır gelmez.”

 

Yaşlı dedenin son sözleriydi bunlar.Onca yıldır zihniyette pek değişiklik olmamış diye düşündüm.Yada bize tarihimizi,gerçeğimizi anlatmamışlar bu güne kadar.

 

İnönü Eylül 1937'de Atatürk'le aralarındaki bazı görüş ayrılıkları yüzünden Atatürk tarafından Başvekillikten azledildi.CHP'nin genel başkan vekilliğinden de alındı.Görüş ayrılıkları büyük ölçüde İnönü'nün devletçilik uygulamalarından doğmuştu.Atatürk,devletçilik uygulamalarının İnönü'nün düşündüğü biçimde genişletilmesinden yana değildi ve aynı görüşü paylaşan iktisat vekili Celal Bayar'ı İnönü'ye karşı siyasal bir seçenek olarak görüyordu.İnönü ikinci kez başvekillikten ayrılınca yerine Celal Bayar atandı.İnönü bu dönemde yalnızca TBMM'de Malatya milletvekili olarak görev yaptı.

 

Atatürk ve İnönü’nün kavgasını burada ayrıntılı olarak okuyabilirsiniz.

 

Bugünkü tabloya baktığımızda ise şöyle bir sonuç çıkıyor.Bugün bize Atatürkçülük-yada bazılarının kullanmayı çok sevdiği ama benim hoşlanmadığım Kemalizm-diye yutturulmaya çalışılan şey aslında İnönücülüktür.Çarpıtılmış Atatürkçülük=İnönücülük.Devletçilik=Komünizm.

 

Kendi adına para basmalar,ezanı Türkçe okutmalar ve o dönemde yaşananlara baktığımızda aslında İnönü’nün sapkın hırslara ve Atatürk’ü çekememe gibi düşünceye sahip olduğunu az çok anlayabiliriz.

 

Ve yine anlıyoruz ki,bugün İnönü zihniyetinin devamı,kendi devletçi iktidarını kaybetmemek için elinden geleni ardına koymuyor.Bunun adı ne Atatürkçülüktür,ne Laikliktir,ne de Cumhuriyettir.Bunun adı oligarşik diktatörlüktür.Bir ayağı ordu,bir ayağı yargı,bir ayağı hiçbir işe yaramayan üniversite yönetimi.

 

Yaşlı dede’nin en mutlu yıllarını geçirmesini sağlayan Adnan Menderes’i saygıyla anıyorum.Eminim ki O da Atatürk’ün son sözlerinde söylediği gibi son nefesini verirken “Vealeykümüsselam” demiştir.

 

Yorum Yaz