Bilinç Nedir?
Bilinç,en genel anlamda “farkındalık” demektir.
Canlı varlıkların kendilerinin ve çevrelerinde olan olayların farkında olması.
Kısmen bilgili olma,uyanık olma anlamındadır.
İnsan bilincini göz önüne alırsak,kişinin kendisinin ve çevresindekilerin farkında olması hali.
Bilinçli olmak,daha önce farkında olmadığı şeylerin bilgi edinme sonrası farkına varması.Bu bilinçlenme sonrasında pozitif yönde davranış değiştirmesi.

İnsan bilinci,doğadaki diğer canlılara göre bazı farklılıklar gösterir.Bu farklı alanlar,duygu,düşünce,fikir,bilinçaltı,derin düşünce ve ruh’tur.
Duygularımızı kısaca,sevgi,nefret,öfke,kızgınlık,korku,heyecan,vb. olarak ifade ederiz.Duygularımızı algılarımız etkiler.Bu etkilerin yoğunluğuna göre bazı duygularımız bilinçaltımızda yer edinir.Duygu,bilinçaltı ile çift yönlü etkileşim halindedir.Sonuç düşünceye aktarılır.
Bilinçaltımız,insan olma özelliğimizi sağlayan bazı kodları içerisinde barındırır.Bunlar,inanç,umut,aşk,vs.dir.Bu özellikler insanoğlunun değişmez özellikleridir.Bilinçaltımız,duygumuzdan gelen bazı bilgileri biz farkında olmadan içerisinde barındırır.Bu bilgiler daha sonra biz uyku halinde iken beynimizde görüntülenir.Rüyalarımız bilinçaltımız ile derin düşüncenin etkileşimi sonucunda ortaya çıkar.
Derin düşünce,insanoğlunun beklide en insancıl noktasıdır.Yaratıcılık,hayal gücü,görebilirlik bu bölgeden çıkar.Yazarlar,şairler,ressamlar ürünlerini buradan çıkarırlar.Derin düşünce ruhumuz,düşüncemiz ve bilinçaltımızla çift yönlü etkileşim halindedir.
Ruhun derin düşünceye etkisini henüz çözemedim.Böyle bir etkinin olması gerektiğini düşünüyorum.Ruh’u şöyle tanımlıyorum.Metafizik bir hafıza.İnsan ilk doğduğunda tamamen boş(veya şekilsiz).İnsanın yaşantısı boyunca-ölünceye dek-dolan(veya şekillenen) bir hafıza.Etkilendiği iki temel nokta var.Bilgi girişi(yaşadığı sürece algıladıkları) ve kişisel program(kalıtımsal özellikleri,yetenek,huy).
Düşünceyi tarif etmek epey zor.Anlama işi burada yapılır.Düşünceye,bilincimizi oluşturan diğer öğelerin yoğrulduğu bir potadır diyebiliriz.Şöyle ki,düşünce duygudan etkilenir,derin düşünce,akıl,hafıza ve fikirle çift yönlü etkileşir.Aşık olduğumuzda bu bilgi algımıza oradan da duygumuza iletilir.Duygumuza iletilen bilgi bilinçaltımızdaki aşk kodunu tetikler.Bilgi normal olarak duygu üzerinden düşünceye iletilir.Aşık olduğunuz kişiyi düşünürsünüz.Hayal kurarsınız.İkinizle ilgili fikirler ortaya çıkarırsınız.Bu aşamada akıl ve mantık mekanizmaları sağlıklı çalışmaz.Ancak aşık olduğunuz kişinin sizi aldattığını öğrendiğinizde bu mekanizmalar yeniden çalışmaya başlar.
Düşünce bilgiyi duygudan alırsa yanlış sonuçlar üretebilir.Ancak akıldan bilgiyi alırsa doğru çalışma olasılığı çok yüksektir.Algıdan yanlış bir bilgi girişi olursa yanlış düşüncelere de sahip olabiliriz.
Fikir farklı alternatif sonuçlar çıkarma mekanizmasıdır.Düşünce ve mantık ile çift yönlü etkileşim halindedir.
Zeka Nedir?
Zeka ile akıl kavramları birbiri ile karıştırılan kavramlardır.
Zeka,
1-Hafızanın güçlü olması.
2-Hızlı düşünebilme ve karar verebilme.
3-Mümkün olduğunca fazla alternatif sonuca ulaşabilme.
İle ilgili bir kavramdır.
Yani güçlü bir hafızaya sahip,hızlı düşünen,farklı alternatif çözümlere ulaşabilen kişi zekidir,diyebiliriz.
Akıl,algı,düşünce,mantık ve hafıza arasında koordinasyonu sağlar.Bir görevi de seçiciliktir.Doğruyu-yanlışı seçmemizi sağlar.Ayrıca öğrenme ve öğretme işinin yapıldığı yerdir.
Mantık,akıldan gelen bilgilerin davranış olarak sergilenmeden önce kararın verildiği yerdir.İnsanlarda uygulanması gereken birden fazla alternatif davranış arasında karşılaştırma yapar ve en doğru olanını uygular.Ayrıca insanlarda sorgulama görevini de üstlenir.
Yaşam programına,içgüdü de diyebiliriz.Mesela dişi insanlarda annelik içgüdüsü,erkek insanlarda çiftleşme içgüdüsü buradan çıkar.Hayatta kalma içgüdüsü hemen,hemen bütün canlıların ortak özelliğidir.
Çocukluğumda evimiz çiftlik gibiydi.Birçok evcil hayvan besliyorduk.Bir ördek yavrusu yumurtasını kırıp,içerisinden çıktıktan hemen sonra havuza dalar ve yüzmeye başlardı.O ördek yavrusu bu bilgilere yaşam programı sayesinde sahipti.Öğrenme yok,hemen uygulama var.
Kişisel program,her bir canlının sadece ona ait kişisel programıdır.Kişinin kendine has kalıtımsal özelliklerini,yeteneklerini ve huylarını içerisinde barındırır. “Can çıkar,huy çıkmaz” derler ya,işte o buradaki huy’dur.
Hafıza bilgilerimizin saklandığı(depolandığı) yerdir. Kişisel program,yaşam programı ve algı üzerinden gelen bilgiler burada depolanır.Bilgisayarlardakine benzer,adresleme,geçici hafıza,kalıcı hafıza gibi bölümleri vardır.
Son olarak bir kuş hikayesi anlatmak istiyorum.
Çocukluğumda,kardeşim ve ben ormanda gezerken yere düşmüş bir kuş yuvası ve içerisinde daha gözleri açılmamış üç adet kuş yavrusu bulduk.Bildiğiniz yabani köy kuşları.O kuş yavrularını aldık eve getirdik.Islak ekmek içi ile beslemeye başladık.Gözleri kapalı olmalarına rağmen ağızları sürekli açık bir şeyler yemek istiyorlardı.Sonra bir tanesi öldü.Diğer ikisi gözlerini açtıklarında karşılarında kardeşim ve beni gördüler.Zamanla bizim kuşlar büyümeye başladı,tüylenmeye başladılar.Islak ekmek vermeyi bırakıp,ıslak bulgur vermeye başladık.O yabani kuşlar bizi anne-babaları bildiler.Oyunlar oynuyorduk,o yavrularla.Sonrasında uçma vakitleri geldi.Bizde uçurduk.Tamamen serbesttiler.Dışarıda iken elimi kaldırdığımda gelip elime konuyorlardı.Bu yabani hayvanlarla böyle bir ilişki kurmak hayal gibiydi.Uçuyorlardı,gidiyorlardı ama akşam eve geri geliyorlardı.Bir süre daha geçti aradan bazı akşamlar eve gelmemeye başladılar.Artık ayrılma vakitlerinin yavaş,yavaş yaklaştığını anlamıştım.Bir süre sonra artık eve dönmediler.Ertesi yıl evimizin duvarına köy kuşları yuva yaptı.Onlar bizim kuşlar mıydı bilmiyorum,ancak bildiğim bir şey yaşamın olması gerektiği gibi işlediğiydi.O kuşlar yaşam programlarının(içgüdülerinin) gereğini yerine getirdiler.Başka kuşlarla etkileştiler,yeni bilgiler edindiler.Yapılması gerekeni yaptılar.Duyguları,düşünceleri,fikirleri yoktu.İnsanların hayvanlardan nasıl ayrıldığını anlatan canlı bir örnek olsa gerek bizim kuşların hikayesi.

Konu: yasamin icinde günesin ortasinda olmak icin ileriye cikin!
NEJAT ETEMİN TORUNLARI
1920’de Mustafa Supi ve 14 arkadaşı Karadeniz’de katledildikten sonra Avrupa burjuvazisinin emir uşağı olarak yeniden örgütlenmek için Nejat Etemin komutasına verilen TKP, yeniden örgütlenmeye başlandı. Böylece, Komünizmin neferi TKP, Avrupali konturgerila emperyalizmin kendisine yeni uşaklarla sovyetlere gönderebileceği uşaklar yaratmış oldu.Aynı zamanda, yeni kurulan ve kendisine fazla yakin olmayan bir ülkeyi denetim altına almak için her tarafından kuşatma altina almak gerekliliği ve Türkiyenin, Avrupa eksenli cercevede gelişim saglaması için sadece Türk devletini kendine bağımlı kılmak yetmeyecektir.Aynı zamanda, halkını kendisini ve örgütlerinide teslim alarak gerekiyor.Bundan kaynaklı, Avrupalı emperyalistler ve Kemalistler birlikte, Komünist önder Mistafa SUPİ ve 14 yaldaşını karadeniz sularında vahşice katlettiler..
15 komünist katledikten sonra, Avrupalı emperyalistler, Kemalistler ve Nejat ETEMİN TKP’si birlikte aynı kulvarda koşmaya başladı.60’lara geldiğinde, gençlik önderleri, Deniz Gezmiş, İbrahim Kaypakkaya, Mahir Çayan ve yoldaşları, Avrupalı konturgerilla emperyalistler ve Kemalistlerden kopuşu simgeleyen volkan oldu.Volkan patladıktan sonra lavlari, Türkiyenin dört bir tarafına ulaşti.Devrimçi örgütleri ve halkı saran Tam Bağımsız Türkiye çığlıkları her yerde yankılanıyordu.Gençlik önderleri katledilden sonra, 70’lerin ortalarında, yeniden konturgerilla emperyalizmine bağımlı hale gelen ‘devrimci örgütleri’, konturgerilla emperyalizmin Türkiyedeki şişen balonun sipobu oldular.Emperyalizmin kuklaları, sadece devlet erkinde değil halkın içine’de yerleştirilmiş oluyordu.Bir yanda konturgerilla emperyalizmi tarafsiz kalan halkı aldatmak için sis bambardınına tutarken, bir diğer yandanda, Tam Bağımsız Türkiye diyen Komünist, Devrimci ve İlerici Demokratların bir bölümünü şiş bombası kullanarak etkisiz ederken, bir diğer yandan, bu uşaklığı görüp, karşı çıkanlarıda yaşam tehtidiyle susturmaya çalışmaktadır.
Sahte MLKP, sözüm ona tüzügünde, faşizme, konturgerilla emperyalizmine ve her türden gericiliğe karşı oldugunu ilan etmektedir.Ama gerceler buna kilo metrelerce uzaktir.Sözüm ona kendisine yapılan operasyonları, faşizmin kendisine yönelmesi olarak kamo oyuna yansıtmaktadır.Ama gercekler buna cok uzktır.Kendisine yapılan oparasyonların; itirafçı MLKP kadroları ve önderliği tarafından yüz binlece Euro’ya Avrupalı konturgerilla emperyalizmine, kendilerini satarak gerceklestiriyorlar.Bunu Avruplı kontrgerilla emperyalistlerinden, Türk kontrgerillasına verilen tavizler üzerine ihale ediliyor.Bu ihale özeleştirme ve ABD konturgerilla emperyalizminden uzaklaşıp kendisine daha çok emir eri olmasi dahilinde kullanılıyor.Buda sözüm ona sosyalizmin çikarları için yapılıyor.Bu tamda, Komünüst önder MUSTAFA SUPİ ve 14 yoldaşın ölümünden sonra, Nejat Etemin Avrupalı kontrgerilla emperyalizmin yüklediği rolü üslenerek, faşizme, kontrgerilla emperyalizmine, siyonizme karşı şişen tepkiyi sönümlendirmek için sipop rolü miyonunu yuklemiştir.
Sahte MLKP’nin kurulmasinda bir yıl sonra gelişen Gazi ayaklanmasının yaratılması ihalesinde, baş role sahte MLKP konarak faturalanmıştır.Avrupalı konturgerilla emperyalizmi, Türkiyede gelişen tekiyi sönümlendirmek için Türkiye kontrgerillasıyla masaya oturan avrupalı konturgerilla ve ABD konturgerillası, olayları çıkarması için ihaleyi Türkiye kontrgerillasına ihale verildi.Türkiye kontrgerillasıda, bu işi Çatli ve ekibine fatura edildi.Böylece Türkiyede şişen balonun havası alınarak, kontrgerilla emperyalizmin isteği doğrultusunda gelişim sağlamaktır.Aynı zamanda işçi ve emekçilere, ülkelerini parsel parsel satılmasına karşı, satış yapıldığı dönemlerde cılız bir karşı koyuşu örgütleyerek daha sonrası daha büyük bir patlama olmasın diye, balonun sürekli havasını almak gerekiyor.Aksi taktirde bir çok kez devrimin eşiğine gelmiş Türkiyede, bir devrim patlak verebilirdi.Bu patlamayı önlemek için dönem dünem irili ufaklı basınçlarla, siboptan hava almak gerekiyordu.Türkiye her an
Patlamaya hazır bir bomba gibi duruyor. Kontrgerilla emperyalizmin elinde, bu bonbayı patlatmak için çok iyi müdafa etmek gerekiyor.Konturgerilla emperyalizm ne kadar çaba harcarsa harcasın, O bomba bir gün emperyalizmin elinde patlayacaktır!
İŞÇİLER
İşçiler her gün maaşınız dışında zamlar hat sayfaya ulaştı.Sendikal haklarınızın gaspediliyor.Sarı sendikalar sizin haklarınızı değil, patron sendikası gibi çalışıyor.Her geçen gün yaşam sıtandınız hortumlanıyor.Normalde çalıştığınız ilk hafta bütün maaşınızı ve masraflarınızı çıkarırken geriye kalan üç haftayı patronlara ve üyesi olduğunuz sendikaya verilen rüşvete çalışıyorsunuz.Aylenizin hakkı olan daha rahat kşullarda yaşamayı, bir başkası gaspediyor.Ama işsiz kalan bir işçinin çocuğuna götürecek bir ekmek parası için yolları arşınlarken, sendikalara verilen aydatlarınız, sedika patronlarının, sizin verdiğiniz aidatlarlan çocuklarını en iyi okullarda okutmalarına ve sizi vahşice sömürüsüne bir dur demenin zamanı geldi’de geçiyor.Bu gidişe artık bir dur diyelim.İlerici diye billdiğiniz sendikacılar bile sizleri sokağa çıkarıp, kontrgerilla emperyalistlerden ne kadar daha çok para koparırız, diye hesaplar yapıyorlar.Bu gidişe dur demenin zamanı geldi.Bunun için gerçekten sizleri savunan, GERCEK/MLKP saflarında, işçi sınıfının gerçek kurtuluşu olan, sosyalizm için mücadeleye girerek, güneşi avuclarımızdan, gökyüzüne yükselterek, gerçek kurtuluşu sağlayın.Sendika patronlarını, elinizin tersiylen, bir kenera iterek, sendikaların gerçek sahibi olan siz işçilerin taleplerini savunacak, işçilerin güvenilir ellerine bırakın ve gerçek işçi temsilcilerini sendikaların yönetimlerine getirerek, sendikalrı işçilerin gerçek mevzisi olarak yeniden örgütleyelim.Kutup yıldızından ışık damıtarak, sosyalizme olan özlemi haykıralım.Bir elimizde MUSTAFA SUPİ, ile STALİN diger elimizde MARX ile LENİN taşıyarak sosyalizm talebini daha güçlü haykıralım.Haykırışlarımız faşizm ve kontrgerilla empeyalizmi için ölüm çanı çalsın’ki Faşizm ve kontrgerilla emperyalizmi ölüm kabusları görsün, gece olmasın diye dua ede dursunlar.Gün hiç batmayacaki, zifiri karanlığı, gün doğmadığı bir sistem olan sosyalizm için gün dogacak!
GENÇLER
Gençler her gün okullarında, saldırıya uğrayanlar.Ayağa kalkın ve haykırın, bizler kontrgerilla emperyalizmin, faşizmin ve kontra örgütlerin emir eri değiliz.Bizler birileri para kazansın diye saldırıya uğramak istemiyoruz.Bizler gerçekten sosyalizmin uğruna mücadele ederek, gençlik öderlerimiz DENİZ, İBRAHİM ve MAHİR’in izinde yüreyeceğiz.Bizler faşizme, kontrgerila emperyalizmine, siyonizme ve her türden gericiliğe kaşı ayaktayız; ayakta olacağiz.Bizler geleceğin temsilcileri olarak, geleceğimizi haraç mezat sattırmayacağız.Kendi gerçek gücümüzün farkında olarak, geleceği biz kazanacağız.Okullarımızda yapılan saldıralarda, birileri para kazansın diye ölmeyeceğiz.Kendi geleceğimize sahip çıkarak, güneşten damitarak yaşamı, gökkuşağının altında sörf yapacağız.Güzel günleri avuclarımızın arasından, kimse söküp alamaz.Avuçlarınızdaki güneşi gökyüzüne kaldırın ki, gökyüzüyle birleşip faşizm ve kontrgerilla emperyalizmine kan ter içinde intihara sürüklesin’ki , yaşamı saran hırçınlığıyla, tarihin çöplüğüne göndereceğiz!GERCEK/MLKP’ye güçverin onlara diz çöktürelim!
KADINLAR
Her gün kocalarınıza ve çocuklarınıza hizmet etmek için canınızı dişinize takarak çabalayıp duruyorsunuz.Ama yinede toplumda çalışmıyor; eve para getirmeyen olarak muamele görüyorsunuz.Aynizamanda koca, arkadaş ve baba dayağı yemeden, güleriniz geçmiyor.Her ne konumda olursanız olun, ister ev kadını olun, yada iş kadını, isterse mücadelenin içerisinde olun.Sonuçta yaşadığınız benzer şeyler,Üzerine kurulu bir rulet oyunudur.Ev kadınları, bazıları yoğun bir şekilde şiddete maruz kaldıklarında kendilerini sığınma evlerine yerleşmek zorunda kalıyorlar.Ama gittiğiniz sığınma evleri, sizin Üzerinizden, kontrgerilla emperyalizminden on binlerce euro kazanıyorlar.Yaşadığınız sorunlardan kaynaklı, kadin kurumlarına gidiyorsunuz.Size danışmanlık yaptıkları için onlara kontrgerilla emperyalizminden oralara para akışı sağlanıyor.Kendi sorunlarınızı birilerine para kazandırmak için değilde, gerçekten sizin sorununuzla ilgilenen, sorunlarınız olduğu için, para kazanma karşılığında değilde,Sadece sizin sorunlarınız ve örgütlü bir güç olarak kendi haklarınıza sahip çıkmak için bir araya gelelim.Mücadele içerisinde olan kadınlar, gün aşırı gittikleri eylemlerde polis copuyla karşı karşıya kalıyorlar.Yada işkence hanelerde cinsel şiddetle (tecavüz) karşı karşıya kalıyorlar.Aynı zamanda, erkekleralarin cinsel ihtiyacını karşılayan birer meta olarak kullanılıyor.Metaların yerine sanki kadınları satıyormışlar gibi sattığı metanın önünde ifşa ediliyor.Her zaman önlerde yer buluyor.Reklamlarda en ön saflarda yer bulurken, toplum içinde ise sarı öküzden sonra geliyorlar.Dünyanın yarısı olan Kadınlarımızın gerçek yeri erkekle el ele yürüyen, dünyanın gerçek sahiplerinden biridir. .Güneşi emziren kadınlarımız,.GERCEK/MLKP’de bir araya gelerek, gerçek kurtuluş için mücadele edelim.İnsanlığın kurtuşu sosyalizmle mümkün, sosyalizm için bir araya gelelim.
YÜREĞİ FAŞİZME VE EMPERYALİZME KARŞI SOSYALİZM İÇİN ATANLAR
Yaşamda gerçekten sosyalizm için olmak isteyen genç yürek sahibi genç insanlar, sosyalizmin hayat çiçek gibi açmasını isteyenler bir araya gelmeye ne dersiniz.Zifiri karanlık ve gıri renklere karşı bir arada olmak isteyenler, gerçek gücün farkında olmak için bir araya gelerek GERÇEK/MLKP saflarında bir araya gelelim ve Faşizme, Kontrgerilla Emperyalizmine, Siyonizme ve her türde gericiliğe karşı, kendi gücümüzün farkına varalım.İşçi sınıfı içinde gerçek sosyalistler olarak kendi misyonumuzu kuşanalım.Ülkemizde gelişecek devrime önderlik yapalım.Ülkemiz üzerindeki sis perdesini param parça edelim.Yeniden MUSTAFA SUPİ’lerin, DENİZ GEZMİŞ’lerin, IBRAHİM KAYPAKKAYA’larin, MAHİR ÇAYAN’larin yolundan ilerleyelim.Inadina Derim Inadina Sosyalizm diye haykıralım.
Gökkuşağının etrafında bir araya gelerek, güneşi içelim.Yaşam inadına haykırıştır.Bu haykırışa sende katıl, sende haykır.Gerçek haykırışı sende başar.Kontrgerilla emperyalizminin saflarında olan örgütlerden ayrıl, gerçekten faşizme, kontrgerilla emperyalizmine, siyonizme ve her türden gericiliğe karşı mücadele içinde olan, GERÇEK/MLKP’nin saflarında mücadeleye katılarak, işçi ve emekçiler için kurtuluş mücadelesinde yerini al, sosyalizm saflarında ol!
İNSANLIĞIN GERÇEK KURTULUŞU İÇİN KALDIR YUMRUĞUNU
İnsanlığın gerçek kurtuluşu, gökyüzünden ışık damıtan GERÇEK/MLKP’nin saflarında sende yerini al.Gökkuşağının renga renk güzelliği altında, birlikte sörf yapalım.Ilık ılk çisileyen yağmurun altında özgürlüğe koşalım.Zifiri karanlık bulutları param parça yapalım.Çığlıklarımız kurşun gibi ağır ve işin gibi hızlı etkisiylen önüne gelen naylonları jilet gibi param parça ederek, güzel günlere ülaşalım.Zifri karanlığı, dünyanın altında kaynayan lavlara atıp imha edelim.Geleçegin güzel ışıltılı günlerinde birlikte koşalım.Işıltılar bütün dünyayı sarana dek, yumruklarımızı aynı güçle sıkıl ve havada kalsınlar.Haydi sende kaldır yumruğunu birlikte haykıralım.Inadına özgürlük, Inadına sosyalizm diye, çığlıklarımız sarsın bütün yaşamı ve renga renk akalım gökkuşağının üzerinden, ışık saçan yarınlara birlikte zaptadelim.Tıpki, şiirin kuşun kanadına takılan imgeler gibi saralım dört mevsimi bir daha birakmamacasına yaşamın ucundan birlikte tutalım.Sis perdelerini parçalayarak, şavkıyarak tan yeline beraber ulaşalım.Dünyadan geceyi silerek, ıp ışıl bir dünya yaratalım.Bir daha gecenin gelmemesi için, sürekli yaşamı aydınlık kılalım.Bu öyle bir aydınlık olsunki, gece bile olmaktan korksunki, yaşam güzelim çiçek bahçesinden renga renk esintiler içinde coşup koşalım.Dünyayı saran O güzelim çiçek kokularıyla, bütün dünya ayaklarımızın altında arşınlayalım yolları, coşkun bir sel gibi akalım.Bir volkan gibi patlayarak düyanın üzerine sıcaklığımızı saçalım.Gün sımsıcaklığıyla her zaman yaşamın üzerine çiseleyerek aka kalsın.Yaşam hiç bir zaman hüzünlü bulutlar içinde olmasın.Zifiri karanlık bir daha dünyada görünmeye cesaret etmesin’ki hayatı ışıl ışıl ve ap aydınlık bir yaşam sarsın.Gün vakti bir volkan gibi dünyanın üzerine çisilesin.O gün vaktiki bir daha dünyada, Zifiri karanlıga izin vermesin.Bir daha dünyada kara bulutların gezmesine izin vermesin.Sonzuza kadar hep aydılıklar içinde açan bir yaşam olsun.Yaşam ışıl ışıl, aydınlık içinde renga renk akışıyla sürsün ve komünist bir dünya olsun!!!
KAHROLSUN KONTURGERLLA EMPERYALİZMİN UŞAĞI SAHTE MLKP
KAHROLSUN FAŞİZM
KAHROLSUN EMPERYALİZM
KAROLSUN SIYONİZM
YAŞASIN G/MLKP
YAŞASIN HAKLARIN KARDEŞLİĞİ
YAŞASIN SOSYALİZM
YAŞASIN KOMÜNİZM
GERÇEK/MLKP
Bağlantı »
Konu: yOk
TEşEkKüRlEr..
Bağlantı »