Geleceğin Küresel Ortak Para Birimi: Altın

Dünya genelindeki ekonomik deprem tüm hızıyla devam ediyor. Batan şirketler yerini batmaya hazırlanan ülkelere bıraktı. Ülkelerin batması şirketlerin batması kadar kolay olmuyor. Çünkü ülkeler soyut-sosyal varlıklardır. Dükkanı kapatıp, “iflas ettik” demeniz o kadar kolay değil. Ama ülkeler bütçelerini denkleştiremediklerinde ve borçları her geçen gün arttığında hızla fakirleşen halkları daha fazla isyan ediyorlar.

FED’in kuruluşundan bu yana küresel ölçekte uygulanan üçkağıt ekonomisi programı bugün son nefesini vermektedir. Borç ve faiz üzerine kurulu olan bu ekonomik program birçok gelişmiş ülkenin telafi edilemez derecede borçlanmasına neden olmuştur. Ve halen birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin borçları her geçen saniye artmaktadır. Ülkeler artık borçlarını düşürmek bir yana sabit dahi tutamıyorlar. Bu nereye kadar gider bilinmez, ancak büyük felaket bizleri bekliyor.

Üç kağıt ekonomisi temelde borçlandırma üzerine kuruludur. Borcun bir faizi vardır ve borç alan ülke bu borcu ödeyemezse yeniden borç alacaktır. Ödenemeyen borçlar zaman içerisinde artacak ve bu genele yayıldığında buna bir kılıf bulmak gerekecek. Borç, GSMH’nın bilmem kaçını geçmezse kontrol altında sayılır. Ne yazık ki o eşikte aşılmıştır.

Ekonomi otoriteleri bugün daha yeni yeni akıllı laflar etmeye başladılar. Nedir bunlar? Yunanistan’ın borcu, gelirinin 4 katı. Ülkelerin borcu gelirlerinin bilmem kaç katı. Aslında hesap yapmak çok basitmiş değil mi? Gelirinden fazla harcadığında borcun sürekli artar. ABD ve Avrupa ne yazık ki çoktan batmış durumda. Ancak “biz battık” diyemiyorlar. Günü kurtarma, durumu idare etme taktiklerini uyguluyorlar. Ancak bu durumda belki birkaç sene daha idare edebilirler. Sonrası korkunç.

FED faizleri sıfıra çekti, yetmedi. Karşılıksız kağıt para bastı, o da yetmedi. Şimdi Tanrı’ya dua ediyorlar. Uluslararası piyasalarda dolaşan kağıt paranın ($,€) aslında hiçbir değeri yok. Çünkü bu paraların karşılığı yok. Basılan karşılıksız paralar, bırakın ülkelerin borç anaparalarını, faizlerine bile yetmiyor. Dolar niye yükseliyor sanıyorsunuz? Değer kazandığından mı? Hayır, dolar borcu olan ülkeler ve şirketler faiz ödemesi yapacaklar.

Gelelim “altın”a… Altın 2011 yılında rekor düzeyde yükseliş yaşadı. Bazı ülkelerin merkez bankaları altın stoklarını arttırdılar. Bu, kağıt paraya olan güvenin dibe vurduğu anlamına geliyor. Çünkü bugün hiç kimse yeryüzünde dolaşan $ ve € nun ne kadar karşılığı olduğunu kestiremiyor. FED ve AB merkez bankası bir süre daha karşılıksız para basmaya devam edecekler. Ya sonra…

Yakın bir gelecekte ülkelerin ekonomilerinin iyi veya kötü durumda olduğu merkez bankalarının sahip olduğu altın rezerv miktarına göre belirlenecek. Mevcut üç kağıt ekonomisindeki karmaşık parametrelerin hepsi son bulacak. Zaten üç kağıt ekonomisinin ana temeli karmaşık sistemler üzerine kuruludur. Sistem basit ve anlaşılır olursa insanları kandıramazsınız. Bugün gördüğümüz üzere ülke halkları yakında bu sistemi gayet basit ve anlaşılır hale getirecekler.

Altın, tüm Dünya’da kabul gören değerli bir metaldir. Aslında birlerce yıldır da para olarak kullanılmaktadır. Bugün, altın’ı tüm Dünya’da küresel ölçekli ortak para birimi haline getirirseniz buna hiç kimsenin itirazı olacağını düşünmüyorum. Bu er geç olacak. İster seve seve ister zorla. Bu tamamen zaman meselesidir. Ancak şimdiden altın rezervini arttıran merkez banları gelecekte ekonomik olarak daha rahat olacaklardır. Ayrıca bölgesel ölçekte (bazı ülkelerin bir araya gelerek) altın parayla alışveriş yapan ülkeler diğer ülkelere göre daha avantajlı konumda olacaklardır. Faiz kötülüklerin anasıdır. Ve faizle geçinen bankalar gelecekte yok olacaklar. Herkes için asıl olan kredi ve borç değil, birikimdir. Artık borç temelli değil, birikim temelli düşünmek zorundayız. Çünkü gelecekte tok azınlık, aç çoğunluk prensibi işlemeyecek. Çünkü açlar eskisinden daha aç ve daha kalabalık olacaklar.

Gelelim altın sistemine… Türkiye ekonomisinde, 1 TL 2$’a ve 2.5€’ya sabitlenecek. Çünkü gelecekte kağıt paraya talep artacak, ister istemez bir miktar yükselecektir. Kağıt paradan altına geçiş döneminde darphane 2,5- 5- 7,5- 10 gramlık 24 ayar saf altın paralar basacak. Altına talep aşırı derecede olacağından üzerine “lira” basmıyoruz. Gram ve saf 24 ayar olarak basmamızın bir avantajı da yurtdışından alışverişin daha rahat yapılabilmesi. Büyük tüccarlar isterlerse külçe şeklindeki altınlarla da alışveriş yapabilirler.

Bugün 1 gram altının 100 TL’ye karşılık geldiğini düşünürsek küçük alışverişler için altın kullanmak mümkün olmayacaktır. Bu esnada imdadımıza gümüş yetişiyor. Daha küçük değerdeki alışverişlerde gümüş kullanacağız. Üzerinde lira ibaresi olan 5-10-25-50-100 ‘lük gümüş paralar kullanacağız. Bir süreliğine kağıt para ve metal para birlikte kullanılacak. Faiz diye bir şey olmayacak. Ekonomik sistem gayet basit olacak. Para ihtiyaçlarımızı karşılamak için bir takas aracı olacak. Ve malın değeri arz ve talebe göre belirlenecek. Hepsi bu kadar. Kandırmaca, üç kağıt yok.

Borç ekonomisinden birikim ekonomisine geçmek bu Dünya için şarttır. Bu geçiş ne kadar zorlu olacak, olduğunda ortada bir şey kalacak mı, o da ayrı bir soru. Allah sonumuzu hayır etsin.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !