Ruh Nedir?

Ruh, bizi diğer canlılardan ayıran, insan olma özelliklerimizi içerisinde barındıran metafizik (fizik ötesi) bir enerji formudur. Ruh, insan bilincinin bir öğesidir. İnsan bilincini oluşturan diğer unsurlarla çift yönlü etkileşim halindedir. Ruh, fiziksel ortamdan elde ettiği bilgilerle metafizik bir hafıza olma özelliğinin yanında, sahip olduğu programı sayesinde fiziksel ortama müdahale edebilme özelliğine de sahiptir.
Derin düşünce, bilinçaltı, duygu, düşünce, fikir, yoğun olarak ruhun etkisi altındadır. İnsanın sahip olduğu hayal gücü, yaratıcılık, duygularımız, düşüncelerimizin çıkış kaynağı ruhtur. Ruh fiziksel ortamdan elde ettiği bilgileri hem depolar, hem de bu bilgileri kendi programıyla harmanlayarak bilinçaltımız, duygularımız ve düşüncelerimizle etkileşime sokar. Fiziksel ortamla sürekli etkileşim halindedir.
Bilinç, insan vücudunda beyinde yer alır. Ruh da insan bilincinin bir öğesi olduğundan o da beyinde yer alır. Ruhun insan vücuduna yerleşme süreci anne karnındaki bebeğin ilk kalp atışıyla başlar. Anne karnındaki ceninin ilk kalp atışları başladığında bu kalp atışları bir sinyal olarak metafizik ortama iletilir. Metafizik ortamda, bir bebeğin oluşma sürecinin başladığının bilgisi alındığında, ruhlar odasından bir ruh, iki melek eşliğinde fiziksel ortama salınır. Ceninin kalp atışlarından gelen sinyali takip eden melekler, ceninin beyin gelişimi başlamadan önce ruhu ceninin beynine yerleştirirler. Ceninin beyin gelişimi ruhuyla beraber olur.
Ruh ile beraber metafizik ortamdan fiziksel ortama gelen iki melek kişinin beyin ölümü gerçekleşene kadar kişinin sürekli yanında bulunurlar. Kişinin fiziksel olarak beyin ölümü gerçekleştiğinde, bilinci de kaybolacaktır. Bilinçle irtibatı kesilen ruhun artık evine dönme zamanı gelmiştir. Ruhu bedenden ayırma işlemini Azrail isimli bir melek gerçekleştirir.
Ruh insan bilincine ilk girdiğinde şekilsiz sade bir biçimdedir. Üzerinde sadece insan olma özelliklerini taşıyan bir program mevcuttur. Bu program sayesinde hem bilinç hem de beyin programlanır. Bilince yerleşen ruh, dna programındaki bilgileri çağırır ve üzerine kopyalar. Ruh bu işlemden sonra şekillenmeye başlar. Sahip olduğu insanın kişilik özelliklerini hafızasına kaydeder. İnsanın yaşantısı boyunca ruh şekillenmeye devam eder. İnsanın fiziksel olarak iki şeyden etkilenir. Dna programındaki kişilik özellikleri (kişisel program) ve yaşantısı boyunca algıladıkları yani çevresel faktörler. Çevresel faktörler sonucunda edindiğimiz huylarımız, kişisel programımıza kaydedilir. Kişisel programımızdaki bilgilerimiz ruhumuza aynen kopyalanır.
Ruhla beraber gelen iki meleğin ruha eşlik etmesinin yanında bir görevi daha vardır. İnsanın yaşantısı boyunca sergilediği davranışlarının kaydını tutmak. Aslında normal bir canlı için bu kaydın bir önemi yoktur. Ancak insana bir ayrıcalık olarak bahşedilen ruhun yetkileri ve üstünlükleri çok olmakla beraber, sorumlulukları da çoktur. Bu sorumluluk ruhun,Tanrı’nın bir parçası olmasından dolayıdır. Günlük hayatımızda bile bir kişinin yetkileri ne kadar çoksa o oranda sorumlukları da çoktur. Tanrı kendi özelliklerine sahip bir canlının kendisini utandırmasını istemez. O yüzden her devirde insanlara uyarıcılar (peygamberler) göndermiştir.
Konu: Üç konu :-)
Hocam zaten o muhavere Bekir bey ile ilgili olmaktan çıktı. Daha baştan bile tamamen onunla ilgili sayılmazdı zaten, çünkü amacım aralarına girmek değildi. Bekir beyin o yazıda bahsedilen sözünün doğru olduğunu düşündüğüm için sadece o sözünü savundum. Da Vinci'nin nasıl bir insan olduğuna dair yorumunuzu da anlıyorum. Ben başka ortamlarda çarpıtma ve demagoji kudreti daha yüksek olan ve daha sivri dilli olan insanlarla çok karşılaştım, alışığım. Artık onların dillerinin sivriiğine veya sonradan sivrileşmesine aldırmıyorum. Allah'a şükür, sükûnetimi bozmadan ve üzülmeden güzel güzel cevap verebiliyorum artık. Zaten iş çığırından çıktığında ve/veya lâfı uzatmaya gerek kalmadığında muhavere-i internetî'yi keser giderim.
Blogcu sitesi hakkında söylediğinizi de anlıyorum. Doğrudur hocam.
Ruh konusunda haklı olabilirsiniz. Allah'ın insana ruhundan üflemesi ifadesi çok ilginç gerçekten. Ama yine de diyorum ki galiba bunu insanın kısmen Allah olduğu gibisinden yanlış anlayabilecekleri düşünmek lâzım. Hz. İsa'nın tanrılığını iddia eden Hıristiyanların durumunu filân da düşünerek... Ama tabii ki çok vakıf olmadığım bu konu hakkında iddiacı olmam yakışık almaz.
Saygılarım ve selâmlarımla.
Bağlantı »
Konu: dört konu
sayın Ravi,evet bigalıyım ancak şu an bigada değilim.hemşehri oluyoruz yani.çıplak kadın ve elma olayı blogun en üstünde bulunan küçücük bir reklam bannerine aittir.zaten blogun başka yerinde reklam alanı yoktur.orada da her zaman reklam olmaz.terbiye yönünden kötü bir blog değil.diğer bloglara geçmeyi düşünmüyorum,ağır aksak yanları olsada blogcu burası.en azında ismi türkçe.server sorunu olmadıgı sürece benim mekan burası.
bence bekir bey ve da vinci arasına girmeyin.ancak bekir beyin söylediklerini daha çok dikkate almanızı öneririm.
ruh Tanrı'nın bir parçasıdır.sonrasında da söyle der "ona ruhumdan üflediğim zaman hemen insan önünde eğileceksiniz".bizler mikro düzeyde Tanrı'nın özelliklerini taşıyoruz.yaratıcılıgımız,aklımız,hayal gücümüz vs.
Bağlantı »
Konu: Dört konu
Bigalıoğlu bey, merhaba,
Öncelikle, ruh ve zihin hakkında yazdığınız bu yazı güzeldi. Söylediklerinize katılıyorum ve güzel ifade etmiş olduğunuzu düşünüyorum. Ama sadece, ruhun Allah'ın bir parçası olduğunu söylediğiniz kısım bir miktar hatalı gibime geliyor. Allah Kur'an'da "ona ruhumdan üfledim" diyor, hatırladığım kadarıyla. Ama üflenen bu ruh artık Allah'ın bir parçası sayılamaz. Zaten sayarsak insanda kısmî bir Allah'lık bulunduğu gibi (hâşâ) bir sonuca varılabilirdi. Bu da şirk olurdu elbette (Allah korusun).
İkinci olarak, Da Vinci rumuzlu arkadaşın Bekir bey hakkında yazdıklarına sizin Bekir beyin sitesinde verdiğiniz linkle ulaştım ve temel bir hata ve --kastî olmadığını umduğum-- bir çarpıtma ya da "yanlış okuma" gördüm. Bu hatasının izahını kendisine bir yazı yorumu/cevabı şeklinde yazdım.
Son olarak, acaba burayı bırakıp WP veya Blogspot'a mı geçseniz diyecektim. Bunu deyişim şundandır ki, sitenizi açtığımda, elmalardan, bilmem nelerden bahseden bir reklâm içinde büyükçe bir bikinili genç kadın fotoğrafı ile karşılaştım! Ben WP'de böyle terbiyesizce uygulamalarla hiç karşılaşmadım.
En son olarak, :) siz Bigalı mısınız ve Biga'da mısınız? Ben Bigalıyım ama Biga'ya önümüzdeki haftalarda döneceğim inşallah. :)
Saygılarımla,
Râvî
Bağlantı »