Siyasetin Doğrusu Yoktur, Tarafı Vardır.

Hemen hemen her akşam televizyonlarda tartışma programları yayınlanıyor. Birçoğu siyasi içerikli olan bu tartışmalarda bir şey dikkatinizi çekti mi? Hiçbir tartışmada doğru olanlar, yapılması gerekenler sonuca bağlanamıyor. Çünkü bu tartışmalar, çözüm bulmak ve sorunu analiz etmek için yapılıyor olsa dahi karşıt görüşlü iki taraf, doğru-yanlış, kendi görüşünü haklı çıkarmak adına anlamsız bir çaba içerisine giriyor. Mesele ne olursa olsun, o meselenin doğrusu bulunmuyor, sadece o konunun tarafı olunuyor.

Bu taraf olma durumu, ülkeyi ne yazık ki, fikirsel olarak birkaç parçaya bölüyor ve sorunlar çözümsüz kalıyor. Ülkemizin pek çok sorunu var. Çözülmeyi bekliyor. Demokrasi sorunu, siyasi partiler kanunu sorunu, dokunulmazlık sorunu, adaletin olmayışı sorunu, gelir dağılımında adaletsizlik sorunu, en önemlisi ülke vatandaşlarının ekonomik sorunu. Bu sorunları çözmek adına bizler bir araya gelemiyoruz. Kalın bir çizgiyle bölünmüşüz. Mesela, Recep Tayyip Erdoğan. Ülkede 8 yıldır tek başına iktidarda. Seçim barajını %5’e düşüremez mi? Düşürür. Dokunulmazlıkları kaldıramaz mı? Kaldırır. Adaletsiz vergi sistemini düzeltemez mi? Düzeltir. Bir çok şey elinde olmasına rağmen, bunları yapmıyor. Çünkü taraf. Aynı şeyi Baykal içinde, Kılıçdaroğlu içinde söyleyebiliriz. Geçmişten, günümüze, iktidarı ele geçirenler sistemi düzeltmek yerine, bozuk sistemi kendi menfaatlerine kullanma yoluna gitmişlerdir. Bugünde yapılan budur.

Ergenekon diye bir şey çıkıyor. Tayyip savcısı, Baykal avukatı oluyor. Ergenekon’da tutuklama süreleri 10 yıla çıkarılıyor. Öte taraftan katiller salıveriliyor. Ben yıllardır söylüyorum. Bu ülkede demokrasi yok, hukuk yok, adalet yok diye.

Son günlerde yeni bir şey çıktı. Tayyip, kendi dağıtmasını çok seviyor. Ancak kendisinden istenildi mi vermiyor. Adam herhalde öyle yapacak. Siyasetçi öyle yapar. Yapılan bir şeyin kendisine, partisine mal edilmesini istiyor da ondan. Adam sorsa, fikir alsa ona göre yapsa, bunda herkesin katkısı olacak ve sahiplenemeyecek. Ama şimdi çıkıyor “Şu kanunu biz çıkarttık. Şurasını biz yaptık” diyor. Mantık ne? Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.

Ülke, sırf olanı sahiplenmek veya sahiplenilecek bir şeyi engellemek adına çok fazla zaman ve enerji kaybediyor. Türk siyaseti işte böyle bir şeydir. Türk siyasetinin doğrusu yoktur, tarafı vardır. Taraflar birbirleriyle didişir dururlar. Olan yine halka olur. Ama bizim halkımız, hep kriz içinde yaşadığı için azla yetinmesini bilmiştir. Ses çıkarmaz. Ses çıkarana deli derler toplum içinde. Ak parti milletvekilleri yurt gezilerinde halkın içine çıkamıyorlar bile. Adamlar halkın vekili değil ki, niye çıksın. İyi yalakalık yaparsa, uysal koyun olursa, ikinci defa Tayyip onu aday gösterir. Göstermese de kocaman milletvekili oldu adam, kıyak emeklilikte var zaten, ohh.

Peki ya öteki taraf, solcumu dersiniz, ulusalcı mı dersiniz. Kazara falan ellerine iktidarı bir geçirseler, memleket olduğundan beter olur. Dedelerimiz geçmişten tecrübe etmişler.

Yargıtay’da bir sürü dosya birikmiş. Çözüm ne? Bölge mahkemeleri. Neden yapmadın bu güne kadar? Geçmişte söyledim, yine söylüyorum. İhracatta rekor kırdık diyorlar. Yahu hadi siyasiler neyse. Aklı başında bir tv programcısı çıkıp “Kardeşim ithalatında şu kadara çıkmış. Neden insanları kandırıyorsunuz” diyemiyor. Sen ihracatını arttırdıkça dış ticaret açığında büyüyor. Yani zarar büyüyor. Hiç ihracat yapma daha iyi. Açık vermezsin en azından. Niye milletin gözünün içine baka baka insanları kandırıyorsunuz. Yalan söylüyorsunuz.

Enflasyon düşük çıktı diyorlar. Her yıl damga vergilerine ekliyorlar. Benzin, mazot, lpg sürekli zamlanıyor. Ev kiraları zamlanıyor. Her şeye yıldan yıla zam geliyor. İnsanlar her geçen yıl daha da fakirleşiyor. Mevcut iktidar sistematik bir şekilde halkı fakirleştirme ve borçlandırma ve bunun üzerinden toplumu kontrol etme programını çok güzel işletmektedir. Özgün bir program, Tayyip icadı.

Muhalefet ise hala popülizmle 3-5 puan oy arttırma derdinde. Bunun içinde elde ne varsa kullanıyor. Kılıçdaroğlu, kafasını çalıştırsın. Adam gibi iktidarı doğru okusun. Vergi sistemi çarpık, demokrasi hikaye, adalet yok. Çıkıp dan dan bunları halka anlatsan ya. Gidip Kayseri’de kirli çamaşır arayacağına. Çakarsın işte böyle.

Ben geleceğimden umutsuzum. Demokrasi düzelmez. Adalet düzelmez. Halk böyle duyarsız olduğu sürece bu memlekette hiçbir şey düzelmez.

Korkular aynı korku, sadece el değiştirdi. Eskiden askerler alır götürürmüş. Şimdi Ergenekoncu diye polisler alır götürür. Ekonomi devletin elinde, özel şirketler devletin kontrolünde. Dış borç düştü, iç borç tavan yaptı. Nefes aldığımız her saniye devletin borcu artıyor. Bu borcun kronometresi bile yapılır. Kimse araştırmıyor mu bunları yahu. Birileri halkı, devleti çatır çatır yiyor. Hesap soranda yok. Hesap sormaya kalksan arkanda kamuoyu da yok. Sözün özü; toplumlar layık oldukları şekilde yönetilirler. Bizler taraf olmaya, şahsi çıkarlarımızı daima ön planda tutmaya devam edelim. “Toplum kendini düşünmüyor; ben niye düşüneceğim” anlayışına devam edelim. Toplumu silahlandıralım, millet birbirini daha rahat öldürsün. Katilleri salıverelim. Polise iş çıksın. Ben oynamıyorum artık. Ne haliniz varsa görün. Memleketin delisi ben miyim yahu.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !