Embed

Taksim Gezi Parkı ve Diktatör Tayyip

27 Mayıs 2013 akşamı Taksim gezi parkında 5 ağacın yerinden sökülmesi ve Taksim dayanışma grubu üyelerinin buna karşı çıkmasıyla başlayan gezi parkı olayları bugün 21. gününe girdi. Taksim dayanışma grubunun amacı gezi parkının yıkılmasını ve ağaçların sökülmesini engellemekti. Ancak olaylar, her geçen gün Tayyip iktidarına karşı büyük bir direniş hareketine dönüştü. Bugün ise bu direniş hareketi tarihe adını yazdırmış oldu.

21 günlük direniş süresi boyunca çok şey yaşandı. Ülkenin 77 ilinde gezi parkı eylemleri yapıldı. Ev hanımları tencere ve tavalarla eylemlere katıldı. Gençler Gezi Parkı içinde çadırlarda sabahladılar. Dünya, Türkiye’de yaşananları yakından takip etti. Bütün bu eylemlere damgasını vuran yegane şeyler ise gaz bombası ve Toma idi. Tayyip Erdoğan’ın kışkırtıcı ve dayatmacı sözleri toplumu daha fazla gerginliğe sürükledi ve direniş eylemlerinin daha fazla uzamasına sebep oldu.

Bütün bu yaşanan olayların tek sorumlusu bizzat Tayyip Erdoğan’ın kendisidir. Ancak O, yaşanan bu süreçte sorunu hep başkalarında-aşırı uç topluluklar, iç güçler, dış güçler, sermaye grupları, yabancı sermaye grupları, faiz lobisinde- arama yoluna gitti. Tayyip Erdoğan’ın çevresindekiler olayları yatıştırmaya çalışırken ve kendisinin kırdığı potları düzeltmeye çalışırken, O hala toplumu kışkırtıcı söylemlerine devam etmektedir.

Bre Tayyip Erdoğan, bütün bu yaşananlara bir bak. Herkes haksız bir tek sen mi haklısın? Sen kimsin ki; kendi kibrinle topluma kendi isteklerini dayatmaya çalışıyorsun? Sen padişah mısın, diktatör müsün? Bir zaman eleştirdiklerinden ne farkın kaldı senin. İktidar gözünü mü karattı? Kör mü oldun? Gözünün açılması için illa milletin seni sandıkta %30’a mı düşürmesi gerekiyor?

Ama mesele bunlar değil. Sen hiçbir zaman sana oy vermeyen %50’yi kendinden saymadın. Kendinden olmayanı sürekli olarak ötekileştirdin. Sen bu ülkenin başbakanı hiçbir zaman olmadın. Sen sadece sana oy veren %50’nin başbakanı oldun. Bugün hala kendi kibrin uğruna ülkede bölücülük yapıyor, ülkeyi kaosa sürüklemeye devam ediyorsun. Bütün bu yaşananların faturasını sen ödeyeceksin.

Bre Tayyip Erdoğan, sen insanları uyutmaktan, aldatmaktan başka bir şey yapmıyorsun. İnsanların gözünün içine baka baka yalan söylüyorsun. Her yaşanan olaydan kendi menfaatine pay çıkartmaya çalışıyorsun. Ancak insanları eski kadar kolay uyutamayacaksın. İnsanlar artık anayasa ve başkanlık sistemi söylemlerinden neden soğudu sanıyorsun. Senin sahte, kibirli yüzünü gördüler. Birçoğu artık sana inanmıyor. Sen topluma zulüm etmeye başladın.

İlk seçimini piyangodan kazanmıştın. İkinci seçimini rüşvetle kazandın. Üçüncü seçimini ekonomik ve vicdani dayatmayla kazandın. Ülkeyi batağa sürükledin. Hala başarılı bir şekilde saklıyorsun. Demokrasi diyorsun, seçim kanunu ve %5 seçim barajı halen duruyor. Ülkenin satılmadık yeri kalmadı, hazine arazilerini satmaya başladın. Yakında neresi, kime satılacak belli değil. Bütün bunlar yaşanırken hala bütçeyi tutturamadın, yüksek faiz ödemeye devam ediyoruz. 10 yılda devleti %200 borca soktun. Sen den sonra kim nasıl ödeyecek bu borcu, belli değil. Sonra çıkmış diyorsun ki; “gezi parkı olayları büyük bir tiyatrodur”. Asıl tiyatronun en büyüğünü 10 yıldır sen bu millete oynuyorsun.

Toplama yığınların karşısına çıkıp bağırmakla haklı olunmuyor. Sen kimseye karşı zafer kazanamazsın artık. Sen bittin. Takke düştü, kel göründü. Hadi sana güle güle Tayyip.

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !